Rojava neden kadın devrimidir? - 7

  • 09:08 26 Kasım 2019
  • Dosya
Bêrîtan Medya: YPJ direnişi ile gücünü dünyaya kabul ettirdi
 
Sorgul Şêxo
 
HESEKÊ - YPJ Komutanı Bêrîtan Medya, YPJ’nin kuruluş amacını ve dünyaya olan etkisini değerlendirdi. Bêrîtan, “YPJ, toplumun ve dünyanın geleneksel tabularını altüst etti ve değiştirdi. Varlığını ve askeri gücünü tüm dünyaya direnişi ile kabul ettirdi” dedi.
 
Yekîneyên Parastina Jin (YPJ) Rojava Devrimi’ne öncülük etti ve DAİŞ ile mücadelede sıcak savaş cephelerinde en önde yer aldı. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın ordulaşmasına neden ihtiyaç duyuldu? Hangi süreçlerden geçildi? YPJ dünya kadınları üzerinde nasıl bir etki yarattı? Bu sorularımızı YPJ Komutanlarından Bêrîtan Medya cevapladı.
 
‘Örgütlü kadın şehir yönetebilir’
 
Toplumda din ve gelenekler adı altında kadın iradesinin yok sayıldığını belirten Bêrîtan, “Toplum erkek egemenlikli zihniyeti yüzünden kadını iradesizleştirmiştir. Kadının gerçek anlamda rolünü oynamasının önünde sürekli engeller konulmuştur. Bu yüzden kadın asıl rolünü toplumda içinde sergileyememiştir. Kadınlar köleleştirilmiş ve kadınlara ait her şey erkeklere aitmiş gibi gösterilmiştir. Kadının başkaldırmaması ve kazanımlarına sahip çıkmaması amaçlanmıştır. Aslında örgütlü kadın bir şehri yönetebilir ve köleleştirilmiş bütün kadınlara sahip çıkıp onları iktidarların elinden kurtarabilir” dedi.     
 
‘YPJ dünya kadınlarının sesi oldu’
 
YPJ’nin kurulma amacını anlatan Bêrîtan, YPJ’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de köklü değişimlerin yaşanmasının önünü açtığının altını çizdi. Toplumda özelde de kadınlarda büyük değişimler yarattıklarını belirten Bêrîtan, şöyle konuştu: “ Toplumdaki zihniyet değişimi bir iki yıl ile olmaz. Fakat bizlerin buna karşı direnişi sürekli devam etti. YPJ’nin kurulmasından önce kadın arkadaşlarımız kendi ailelerinin içinde zihniyet değişiminin adımlarını atmıştı. Daha sonra YPJ’nin içinde yer alarak birer savaşçı oldular, toplumları ve dünya kadınları için direnmeye başladılar. Kadınlar önce Yekitiya Xwendekarên Kurdistanê-Rojava’da (YXK) örgütlendi. Daha sonra özgün bir kadın ordulaşmasının oluşturulması ihtiyacı doğdu. YPJ 4 Nisan 2014 yılında kuruluşunu ilan etti. Bu güç daha sonra öncü ve fedai kadınları ile tüm dünyada ses getirdi. YPJ tüm dünya kadınlarının sesi oldu.”
 
‘YPJ bölge ve dünyanın tabularını yıktı’
 
YPJ’nin toplumdaki erkek zihniyetini tersyüz ettiğini söyleyen Bêrîtan, “Toplumda silah kaldırmak ve kullanmak, toprağı savunmak ve her türlü savaş ve askeri teçizat erkeğe ait olarak görüldü. Fakat YPJ, toplumun ve dünyanın geleneksel tabularını altüst etti ve değiştirdi. Varlığını ve askeri gücünü tüm dünyaya direnişi ile kabul ettirdi. Kadınlara dönük algıların tamamını değiştirdik diyemeyiz. Ama direnişimiz ile kadının özgürlük alanını kısıtlayan ve varlığını yok sayan düşünceleri belirli bir aşamaya kadar yıkabildik. Birkaç yıl önceye kadar kadın gücü küçümseniyordu. Kendini askeri olarak savunamayan bir kadın kendi değerlerine de sahip çıkamaz” dedi.
 
‘Hegemon güçler Suriye’yi 3’üncü Dünya Savaşı’nın içine koydu’
 
Bêrîtan, Suriye’de 8 yıldır süren savaşın hegemon güçlerin planı olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulundu: “2012’de başlayan Rojaba Devrim süreci halen devam ediyor. Hegemon güçler Suriye’yi 3’üncü Dünya Savaşı’nın içine koydu. Suriye halkları ve toprakları üzerinde kendi çıkarlarının hesaplarını yapıyorlar. Bunu belirli bir aşamaya kadar da yerine getirdiler. Savaşı Suriye toprakları üzerine yaydılar. Milyonlarca kadın ve çocuk ya katledildi ya da kaçırıldı. Yine insanlar kendi toprakları üzerinden göç ettirildi. İnsanlar topraklarına geri dönme hasreti ile yaşıyorlar. Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük bu planlara karşı YPJ, YPG ve QSD güçlerimiz amansız bir direniş ortaya koydu. İşgali engellemek için ağır bedeller verildi.”
 
‘YPJ düşmana korku yarattı’
 
YPJ’nin düşmanda büyük bir korku yarattığını vurgulayan Bêrîtan, şöyle devam etti: “Kadın gücü erkek iktidarına karşı başarı elde etmeye devam ediyor. Düşmanımız kadının öncülüğü ve savaş taktiğinden çok korkuyor. Örneğin bir kadın arkadaşımızı esir aldıklarında sanki bir mucizeyi gerçekleştirmişler gibi lanse ediyorlar. YPJ düşmanda büyük bir korku inşa etti. Cebhet El-Nusra, DAİŞ ve Türkiye’ye karşı birçok öncü savaşçımız toplumun özgürlüğü için canlarını feda etmişlerdir. Roksan, Ronahî, Silava, Bêrîvan, Avêsta Xabûr, Barîn Kobanê, Amara Kobanê, Çîçek Kobanê, Sara, Zeyneb, Ronahî ve Zîn Kobanê. Her şehit yoldaşımız tarih sayfalarına yeni bir destan yazdı ve burada yerlerini aldılar."
 
‘Kadınların kendi savunma gücü olmalı’
 
Savunması olmayan kadınların her türlü yok oluş ile yüz yüze olduğunu kaydeden Bêrîtan, “Şengal savunma gücünü inşa etmedi. Önder Abdullah Öcalan her defasında Şengal’in kendi öz gücü ile savunmasını oluşturması uyarısında bulunuyordu. Fakat Êzidî toplumu bunu erken hayata geçiremedi ve 5 yıl önce tüm dünyanın gözü önünde DAİŞ çeteleri uluslar arası güçler ile birlikte buraya saldırdı. Şengal’de binlerce Êzidî kadın katledildi, tecavüze uğradı ve kaçırıldı. Mûsul, Reqa, Dêrazor ve Şedadê pazarlarında kadınlar satıldı. Şimdi bile binlerce Êzidi kadının akıbeti bilinmiyor. Kendi savunmalarını oluşturamayan kadınlar, her türlü kayıp ve yok oluş ile karşı karşıya kalacaklardır” diye ekledi.
 
‘Yüzlerce Arap kadın kendi toprağına sahip çıktı’
 
Bêrîtan, Arap kadınlarının özgürlük arayışına da dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Arap toplumu kadının gücünü ve iradesini tamamen yok saymıştır. Kadınların doğruya ulaşması önüne engeller koymuş ve özgürlüğünü aramasına izin vermemiştir. Kadınlar çocuk yaşta evlenmeye zorlanmışlardır. Ve bu bir kader olarak benimsetilmiştir. Daha önce Arap kadınlarının YPJ’ye katılımı oldukça azdı. Çünkü özgürlük arayışları çok azdı. Ama bizlerin direnişi ve onların da kendi çabası ile bir çok katılım oldu. Yüzlercesi saflarımızda yer almaya başladı. Topraklarına ve değerlerine sahip çıktı. Arap savaşçılar topraklarını kendi bedenleri olarak görüyor ve büyük bir anlayış ve felsefe ile koruyorlar.”
 
‘Rojda Felat Fırat’ın Gazabı operasyonunu yönetti’
 
Kadınların yalnız savaşçı olmadığını kaydeden Bêrîtan, komite ve savaş taktiklerini de yürüttüklerini ifade etti. Kadınların Rojava Devrimi ile kendilerini bir çok yönden geliştirdiklerini vurgulayan Bêrîtan, “YPJ’ye katılan kadınlar artık askeri operasyonları yönetecek konuma geldiler. Bunun öncülüğünü de yapıyorlar. Reqa’da Fırat’ın Gazabı operasyonunu Rojda Felat yönetti ve öncülük etti. Burada onlarca öncü kadın direndi ve canını feda etti. Amaç Êzidî kadınlarını özgürleştirmek ve özgür bir yaşamı onlara sunmaktı. Komutanlar fikirleri ve bildikleri ile savaş taktikleri oluşturdular. Nasıl bir yol izleneceğine komutanlar karar verir. Ferdi ve ağır silahları kullanmada da uzmandırlar. Bu başlı başına tarihsel bir başarıdır” ifadelerinde bulundu.
 
‘DAİŞ’in İslamiyet anlayışı kadının varlığı ve kimliğini ayaklar altına aldı'
 
DAİŞ zihniyetinin kadın kimliğini yok saydığını dile getiren Bêrîtan, şunları belirtti: “DAİŞ zihniyeti ve İslamiyet anlayışı, kadın kimliği ve iradesini ayaklar altın aldı. Fakat toplumun özgürlüğünün kadının özgürlüğünden geçtiği fikrinde olan kadınlar, hareketin içine girerek direnişe geçti. Düşman toprağımıza ayak bastığında bedenimize adeta basıyor. Bunun için yol arkadaşımız Avesta Xabur  düşman toprağa ayak basmasın diye fedai eylem gerçekleştirdi. Düşmanın saldırı ve işgaline karşı kadın savaşçıların direniş ve iradeleri ön plana çıkıyor.”
 
‘Yaşamımızın her alanında direnişte olmalıyız’
 
Bêrîtan son olarak da genç kadınlara seslendi ve şöyle dedi: “En güzel ve rahat yaşam kendi vatanının dışında değil vatanının içinde ve devrimdedir. Erkek zihniyetine karşı ortaya konan direniştedir güzel yaşam. Eğer biz özgür olmak istiyorsak yaşamımızın her alanında direnişte olmalıyız. Artık başarı günleri gelmiştir."
 
Bitti…