‘Cezaevlerinde yaşananlar kamuoyuna duyurulmalı’

  • 09:03 15 Kasım 2019
  • Güncel
Zeynep Durgut
 
VAN - Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin her geçen gün arttığını söyleyen TUHAY-DER Eşbaşkanı Kudret Temel, bu ihlallere ilişkin uluslararası insan hakları komisyonlarının kurulup Türkiye’deki cezaevlerinde incelemelerde bulunması gerektiğini vurguladı. 
 
Türkiye ve bölge cezaevlerinde tutsaklara yönelik hak ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. Görüş, iletişim, kitap ve benzeri yasakların yanı sıra cezaevlerinde psikolojik şiddetin de her geçen gün arttığını belirten Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Kudret Temel, cezaevlerinde yaşananları “hukuksuzluk” olarak değerlendirdi. 
 
‘Bu haksız uygulamalara son verilmelidir’
 
Hak ihlallerinin yaşandığı cezaevlerinden biri olan Van T Tipi Cezaevi’nde  sosyal aktivitelerin neredeyse tamamının yasaklandığını söyleyen Kudret, bu yasaklar ve ihlallerin açlık grevlerinin son bulmasıyla tehditlerin de eklenerek daha fazla arttığına işaret etti. Ailelerin en fazla tutsaklara verilen hücre cezalarından şikayetçi olduğunu kaydeden Kudret, “Telefon görüşmelerinden aile görüşlerine kadar hepsi cezaevi yönetimi tarafından keyfi olarak yasaklanıyor. Cezaevlerinde en insani hak bile gasp ediliyor. Cezaevinde hasta tutuklular da var. Avukatları aracılığıyla bize gönderdikleri mesajlarda tutukluların revire gitmek için başvuruda bulunduğunu ama bunun sürekli olarak engellendiğini söylüyorlar. Cezaevinin yemekleri çok kötü olduğundan kaynaklı bugüne kadar birçok tutuklunun bundan rahatsız olduğunu duyduk. Tutuklulara gazete, radyo verilmiyor, Cezaevi yönetimi bu insani hakları uygulamakla yükümlüdür ve bu haksız uygulamalara son verilmelidir” dedi. 
 
‘En fazla hak ihlallerinin yaşandığı alanlar cezaevleridir’
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin kamuoyu ile paylaşılması gerekliliği üzerinde duran Kudret, “Bu zulme karşı bizim sesimizi daha fazla çıkartmamız gerekir. Cezaevlerinde en fazla psikolojik şiddet uygulanıyor. Bu şiddetin ne uluslararası yasalarda ne de Türkiye yasalarında bir karşılığı vardır. Van Cezaevi’nden yeni tahliye olanlar da oradaki baskı ve tehditleri anlatıyor. Cezaevleri hak ihlallerinin en fazla yaşandığı alanlar oldu. Bizler ailelere cevap olamıyoruz, yetersiz kalıyoruz. Türkiye’de öyle bir siyaset yürütülüyor ki insanlar adım atmaktan korkar bir duruma gelmiş. Mevcut olanı kabul etmeyenler anında alınıp cezaevine gönderiliyor. Uluslararası insan hakları komisyonlarının kurulup Türkiye cezaevlerinde incelemelerde bulunması elzemdir. Bizler elimizden geldiği kadar yapacağız ve tutukluların sesi olmaya devam edeceğiz” diye belirtti. 
 
’10 kişilik koğuşta 40 kişi kalıyor’
 
Van T Tipi Cezaevi’nden 12 Kasım günü tahliye edilen tutsaklardan Bahtiyar Önder Yıldız da, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini anlattı. 10 kişilik bir koğuşta 40 kişinin kaldığını söyleyen Bahtiyar, “Arkadaşlarımız yerlerde uyuyorlardı. Hasta tutuklular vardı ama bunlar hiçbir şekilde revire götürülmüyordu. Günde sadece iki saat sıcak su akıyordu. Her sabah koğuşumuza baskın oluyordu. Battaniyelerimize, yorganlarımıza ve radyolarımıza el koyuyorlardı. Cezaevinin kantininde radyo satılıyor, biz oradan alıyoruz, sonra onlar gelip el koyuyorlar. Madem el koyacaksın, madem yasak, o zaman neden satıyorsun? Ben tahliye edildim ama cezaevlerinde zulüm var. Herkesin tutukluların sesini duyması gerekir. Bu hukuksuzluk ancak herkes bu sesi duyduğunda son bulur” diye konuştu.